www.sarkpostasi.com

Cumartesi Anneleri yasağın 11’inci haftasında kayıplarını sordu

0
Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’nda her hafta yaptıkları eylemin yasaklanmasının üzerinden 11 hafta geçti. Cumartesi Anneleri eylemin yasaklanmasının 11’inci haftasında Nazım Gülmez’in akıbetini sordu.
Cumartesi Anneleri her hafta “Failler belli, kayıplar nerede” sloganıyla Galatasaray Meydanı’nda gerçekleştirdiği eylemin 710’uncu haftasında İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi binasında bir araya geldi. Eylemde, kayıpların fotoğrafları, İHD binasının pencerelerine asılırken, Cumartesi Anneleri de, giydikleri tişörtlerde kayıplarının fotoğraflarını taşıdı. Giriş ve çıkışların kapatıldığı sokaktaki eylemde, polis Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’na gitmesine izin vermedi. Bunun üzerine Cumartesi Anneleri İHD Şube binası önünde açıklamayı yaptı. Açıklamaya Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Hüda Kaya, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Ali Şeker, Eski Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner katıldı. 24 yıl önce kaybedilen Nazım Gülmez’in akıbetinin sorulduğu basın açıklamasını İHD Kayıp Komisyonu Üyesi Sebla Arcan okudu.
‘Cezasızlığa son verilsin’
24 yıl önce gözaltında kaybedilen Nazım Gülmez dosyasında cezasızlığa son verilmesini isteyen Sebla, “61 yaşındaki 9 çocuk babası Nazım Gülmez Dersim’in Hozat İlçesi Taşıtlı köyünde yaşıyordu. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan Nazım Gülmez, çevresinde sevilen, sayılan biriydi. 14 Ekim 1994 tarihinde bölgede operasyon yapan Bolu Komando Tugayı’na bağlı askerler Taşıtlı köyüne geldi. Askerler Nazım Gülmez’ den arazide kendilerine kılavuzluk etmesini söyleyerek evinden alarak götürdü. Gülmez ile birlikte üç köylü daha götürüldü. Olaya muhtar ve bütün köylüler tanıklık etti. Askerlerin Gülmez ile birlikte aldığı üç kişi bir süre sonra serbest bırakıldı ve köye döndüler. Ancak Nazım Gülmez’ den bir daha haber alınamadı. Askeri yetkililerin eşini soran Garip Gülmez’e cevabı; ‘Askerler almış, sonra Tunceli merkeze götürüp bırakmış’ oldu. Nazım’ın eşi Garip Gülmez’in ‘Okuma yazması olan, yol iz bilen biriydi, bırakılsaydı eve gelirdi’ itirazı karşılıksız kaldı” dedi.
‘Dosya Askeri Savcılık ve DGM arasında gidip geldi’
Nazım’ın ailesinin Hozat Savcılığı’na başvurduğunun altını çizen Sebla, dosyanın Hozat Savcılığı’nın Elazığ Askeri Savcılığı ve Malatya DGM savcılığı arasında gidip geldiğini hatırlattı. Savcılıkların olayın aydınlanması için gereken çaba ve özeni göstermemesi nedeniyle dosyada herhangi bir ilerleme sağlanamadığını vurgulayan Sebla, soruşturmanın etkin bir biçimde yürütülmesi, soruşturma organlarının temel görevi olduğunu belirtti. Sebla Nazım’ın akıbetinin açığa çıkartılmasını, sorumlu olanların belirlenmesini ve cezalandırılmasını sağlayacak nitelikte bir soruşturma başlatılması için savcıları göreve çağırarak, bir kez daha kayıplar için adalet istemekten ve Galatasaray Meydanı’ndan vazgeçmediklerini vurguladı.
‘Ateşten gömleği giydirdiler bize’
Ardından gözaltında kayıp edilen Cemil Kırbayır’ın kardeşi Fatma Kırbayır konuştu. 38 senedir Cemil’i aradıklarını hatırlatan Fatma şöyle konuştu: “Bu ateşten gömleği giydirdiler bize. Annem yavrusunu bulmak için buralara kadar geldi. Erdoğan ile görüştü. Bize bulacağım dediler ama bulmadılar. Bizim istediğimiz bir şey yok. Sadece kayıplarımızın kemiklerini istiyoruz. Kimse artık ağlamasın diyoruz. Televizyonlar Kaşıkçı için paramparça ettiler diyor. Benim abimi de öyle mi yaptılar. Ben kardeşime ne olduğunu bilmek istiyorum. Adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Başka bir şey istemiyoruz.”
‘4 kuşaktır mücadeleyi devralıyoruz’
Son olarak Rıdvan Karakoç’un kardeşi Hasan Karakoç söz aldı. 23 yıldır adalet aradıklarını ancak 23 yıldır yetkililerden hiç bir cevap alamadıklarını belirten Hasan, her türlü engelle karşı karşıya kaldıklarını söyledi. 23 yıldır burada olduklarını 23 yıl daha geçse yine burada olacaklarını, adalet aramaktan vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Hasan, “4 kuşaktır bu mücadeleyi devralıyoruz. Geçmişin mirasını aldık. Bu mücadeleyi asla bırakmayacağız. Biz vazgeçsek de insanlık tarihi vazgeçmeyecek. Biz alnımızın akıyla yaratacağız bu tarihi. Sizler bu utancınızla yaşayacaksınız. Sizler yarın çocuklarınızın yüzüne bakamayacaksınız. Biz makam istemiyoruz biz defnetme hakkımızı istiyoruz. 21’ci yüzyılda da insanlar ‘mezarım’ diyor ama yetkililerden cevap yok. Anneler ziyaret edebilecekleri bir mezar istiyor bir devlet bu kadar gaddar olabilir mi? Asla bu alanı bırakmayacağız” diye konuştu.
Konuşmaların ardından eylem sona ererken, polisler Cumartesi İnsanları’nı ablukaya alırken caddeyi de trafiğe kapatmadı. Bu sırada sık sık araçlar sokaktan geçti. Motosikletli bir kişi ters yönden gelerek buradan geçmek istedi. Ancak polis gazetecilerin kaldırıma geçmesine izin vermediği için gazetecileri bu kişiye yol açamadı. Gazetecilerin yolu açamaması üzerine bu kişi motosikletini gazetecilerin üzerine doğru sürdü. Bunun üzerine bu kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan kişinin gazetecilerin yolu kapattığını ileri sürerek, şikayetçi olduğu öğrenildi.  JİNNEWS