www.sarkpostasi.com

Görülmeyen tutuklu gazeteciler: Bizi unutmayın (1)

Haberleriyle gündem yaratan, ancak tutuklandıktan sonra kendileri gündem olmayan, isimlerini çok az yerde duyduğumuz tutuklu gazeteciler var. Çoğunun duruşması Ekim ayı içinde. Onlara sahip çıkmazsak sıra bize de gelecek.

0

Haberleriyle gündem yaratan, ancak tutuklandıktan sonra kendileri gündem olmayan, isimlerini çok az yerde duyduğumuz tutuklu gazeteciler var. Çoğunun duruşması Ekim ayı içinde. Onlara sahip çıkmazsak sıra bize de gelecek.

İfade özgürlüğüne dair artık ezberlediğimiz bir gerçek var; Türkiye dünyada en çok tutuklu gazetecinin bulunduğu ülke. 146 gazeteci ve medya çalışanı Cezaevinde.

Peki, onca tutuklu gazetecinin içinden kaçını biliyoruz? Kimleri konuşup, gündeme taşıyoruz? Belki cezaevlerindeki meslektaşlarımızın çokluğundan, çoğu zaman bazı isimleri arka planda bırakıyoruz. Ekim ayında duruşmaları görülecek tutuklu gazetecileri ve cezaları kesinleşmiş olanları daha görünür kılmak adına ne zaman, nerede, nasıl, neden tutuklandıkları, hukuki süreçlerini, cezaevinde yaşadıkları hak ihlâllerini, sağlık durumlarını derledik.

‘Kimliği gizlenen polis mahkeme tarafından korunuyor’

Seda Taşkın, Mezopotamya Ajansı muhabiri. 20 Aralık 2017 günü Muş merkezde hakkında bir ihbar olduğu gerekçesiyle gözaltına alındı. Dört gün Muş Terörle Mücadele Şubesi’nde tutulduktan sonra savcılığa çıkartıldı. Savcılık ifadesinden sonra tutuklama talebi ile Muş Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi ve mahkeme sorgusu tamamlandıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ancak savcı bu karara itiraz etti ve Taşkın 23 Ocak 2018 günü tutuklandı. Şu anda Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde.

Soruşturma safhasında “Örgüt propagandası yapma” suçlaması ile ifadesi alınan Taşkın’ın iddianamesi, “Örgüt üyeliği ve örgüt propagandası yapma” suçlarından hazırlandı.

“Tutukluluğu başlı başına hukuksuz bir soruşturma ile başladı ve devam ediyor” diyen Avukat Gulan Çağın Kaleli Taşkın hukuki sürecini özetle şöyle anlatıyor: “noreply@egm.gov.tr adresinden yine emniyete bir ihbar maili atılarak başlayan soruşturmada kimliği itina ile gizlenen polis memuru, bu kez de dosyaya bakan mahkeme tarafından korunuyor. Nasıl mı? Bugüne dek kovuşturma safhası boyunca bu hukuka aykırı delilin kim tarafından üretildiğinin tespit edilmesi amacıyla mahkemeden talepte bulunup, dosyadaki tüm hukuka aykırı delillerin çıkarılmasını istedik. Ancak bu taleplerimiz her duruşmada reddedildi. Tüm hukuka aykırı deliller diyoruz çünkü dosyada yalnızca bir tane hukuka aykırı delil yok. Bir hukuka aykırı delil ile başlayan soruşturmada hukuka aykırı deliller ile kabartılan bir dosya mevcut. Soruşturma safhasında savcı, kovuşturma safhasında da mahkeme tarafından kullanılan bu hukuka aykırı deliller eşliğinde maddi hakikate ulaşmaya çalışıyoruz. Emniyet sorgusunda o kadar ileri gidildi ki Mezopotamya Haber Ajansı’nın neden kendisinin gözaltına alındığına dair haber geçtiği soruldu. Oysa Seda Mezopotamya Haber Ajansı muhabiri olduğunu emniyet ifadesinde, sorguda ve son olarak yargılandığı mahkeme huzurunda dile getirdi ve mesleğini ne kadar çok sevdiğinin altını çizdi. 10 Ekim 2018 tarihinde karar duruşması görülecek. Mütalaa verildi ve hakkında örgüt üyeliği ve zincirleme propaganda suçlaması ile ceza istendi.”

‘İki kişiye bir kova su düşüyor, sular kirli’

Avukat Kaleli, son yaptığı cezaevi ziyaretinden Taşkın’ın cezaevi koşullarına ve sağlık durumuna ilişkin şu bilgileri aktardı: “Tek tip kıyafet tartışmalarının yoğunlaştığı dönemde, cezaevi idaresi ailesine sadece belli renk giysilerin alınacağını belirtti. Suya da kota getirildi. 2 kişiye 1 kova su veriyorlar. Yine suların kirli olması sebebiyle saç ve kirpik dökülmesinin yanı sıra kadın hastalıkları baş gösterdi.”

‘Tutuklu gazetecilerin yanında olmak borcumuzdur’

10 Ekim’de görülecek karar duruşması öncesi, Taşkın’ın “Bizi sahiplenin” dediğinin altını çizen avukat Kaleli duruşmaya dair şöyle konuşuyor:
”Muhalif hiçbir sese tahammülü olmayanlar, yargı gücünü de kullanarak tüm sesleri bastırmak istiyor. Ancak muhalif sesler cezaevinde olsa dahi büyük bir dirayetle seslerini ulaştırmaya çalışıyorlar. Onlarca basın emekçisinin cezaevinde olduğu bu süreçte gücümüzün yettiğince yanlarında olmak borcumuzdur diye düşünüyorum. Biz avukatları olarak tüm hukuksuzlukları dördüncü defa usanmadan dile getireceğiz.“

İki yıldır tutuklu, bir kere bile hâkim karşısına çıkmadı

Tutuklu ve hükümlü gazetecilerin hukuki süreçleriyle ilgilenen Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’ne, Taşkın gibi İdris Sayılğan, İdris Yılmaz, Uğur Yılmaz, Ziya Ataman ve Nedim Türfent’in hukuki süreçlerini ve cezaevi koşullarını da sorduk. Bu beş gazetecinin avukatı Veysel Ok ve MLSA Başkanı Barış Evin Altıntaş’tan bilgi aldık.