www.sarkpostasi.com

Kongra-Gel Eş Başkanı Kartal: Süreç gerçekleşseydi, zindanlarda açlık grevi gerçekleşmeyecekti

0

 

Kongra-Gel Eş Başkanı Remzi Kartal açlık grevleri hakkında “Barışın gelmesi için dışarıdaki halkın kendini eylemsel olarak sürece katmaları gerekiyordu. Eğer dışarıda bu süreç gerçekleşseydi, zindanlarda açlık grevi gerçekleşmeyecekti. Zindandaki direniş dışarıdaki sessizliği kırmayı hedefleyen bir eylem olarak ele almak lazım” ifadelerine yer verdi.

 

Kongra-Gel Eş Başkanı Remzi Kartal gazeteci İskender Sezek’in sorularını Şark Postası için yanıtladı.

 

Bizlere öncelikle Kongra-Gel’i anlatabilir misiniz ?

 

Kongra-Gel KCK sisteminin halk meclislerinin en üst yasama organıdır. KCK sisteminde Kürtlerin yaşadığı bütün coğrafyalarda bütün zengin kimlikleriyle, farklılıklarıyla halk meclislerinde kendilerini örgütler ve yönetirler. Bu halk meclislerinin aşağıdan yukarıya kadar bir örgütlülük silsilesi içerisinde KCK’nin en üst yasama organıdır. Sadece Kürtler değil farklı halklar, farklı kimlik grupları. Bu yönüyle demokratik konfederalizm ve demokratik ulus paradigması çerçevesinde örgütlenen bir halk örgütlenmesidir. Yasama organı olarak sistemin yasama rolünü yerine getiriyor. Kongra-Gel içinde 201 üyesi var. Bütün Kürdistan coğrafyası ve yurtdışından seçilmiş üyeler ile oluşuyor. Yani yasama-yürütme-yargı sistemi demokratik toplumsal zemine dayanan bir alternatif örgütlenme biçimidir. Yönetimin toplumsal kesime dağıtıldığı bir örgütlenme biçimidir.

 

2011 yılından beri PKK Lideri Abdullah Öcalan avukatları ile görüştürülmüyor. Tecridin kaldırılması talebiyle Leyla Güven 142 gündür açlık grevinde. Bunun beraberinde açlık grevine katılımlar oldu. Sizin geçtiğimiz günlerde bir açıklamanız oldu açlık grevine yönelik. Sizin bu konuda görüşünüz nedir?

 

Cezaevlerinde tutulan binlerce ve cezaevi dışında milyonlarca Kürdistan halkını etkileyen tecrit Abdullah Öcalan ile sınırlı değil. Tecrit topyekûn savaş politikaları ve bu savaş politikaları nedeniyle hem Türkiye’de hem Kürdistan’da uygulanan OHAL koşulları nedeniyle bütün halka yönelik çok ağır bir faşizan sistemin dayatılmasına yöneliktir. Bu politikalar tecridin İmralı’da başlatılmasıyla başladı. Faşizan sistem bütün toplumu hayatın her alanında zorlayıcı bir düzeye geldi. İttihat-Terakki geleneğinden gelen ve 100 yıldır Kürt imha ve inkâr politikalarını esas alan zihniyet Kürtlerin kazanımlarını ortadan kaldırmayı hedefleyen politikalarıyla Türkiye’yi ve Kürdistan toplumu çok zorlayıcı bir topluma getirdi. Türkiye büyük bir kriz içerisinde, bu krizden çıkışın yolunu direnişi yürüten arkadaşlarımız yaptı. Tecridin kırılması nedeniyle bir direniş gerçekleştirdiler. Talepleri yasal taleplerdir çünkü uygulanan tecrit ne Türkiye ne Uluslararası hukukuna sığmıyor. Türkiye’yi yönetenlerin keyfi tutumudur. Bu tecridin yıkılması sadece Abdullah Öcalan için değil Türkiye ve Kürdistan’ı ilgilendiren bir talep olduğu için böyle bir taleple yola çıktılar. Bunu ilan etmek istiyorum; Neden böyle bir açlık grevi eylemi ile sürece müdahale etme gereği duydular? Bu sorunun muhatabı zindanda yaşayan insanlar değil. Zindan dışında yaşayan insanların bu duruma müdahale etmesi, yani talepleri dışarıdakilerin üstlenmesi. Barışın gelmesi için dışarıdaki halkın kendini eylemsel olarak sürece katmaları gerekiyordu. Eğer dışarıda bu süreç gerçekleşseydi, zindanlarda açlık grevi gerçekleşmeyecekti. Zindandaki direniş dışarıda ki sessizliği kırmayı hedefleyen bir eylem olarak ele almak lazım.

 

‘Alternatif bir eylemsellik geliştirilebilir eleştirileri’ var bunun için ne söyleyebilirsiniz?

 

Bunun muhatabı dışarıdan olan herkestir. Bu eleştiriyi yapanların kendisi de dahildir buna. Herkes dışarıda etkili bir mücadele geliştirmeli. Açlık grevleri öncesi eylemsellik gerçekleştirilmedi. Açlık grevi 142 güne geldiği halde neden insanlar eylemsellik geliştirmiyorlar? Bu eleştiriyi getirenler şuanda bile bu mücadeleyi geliştirmeli. 142 gün öncesini geçelim dışarıdakiler şimdi harekete geçip tecridin kaldırılması için baskı uygulayabilir. Biz Kongra-Gel olarak hazırız, her türlü demokratik eylemselliğe ortağız. Kendimiz her tarafta halkı bu sürece katmaya çalışıyoruz.

 

CPT açlık grevleri ile ilgili ne düşünüyor?

 

CPT ile birçok görüşme yapıldı. CPT yakinen izlediğini, uygulamalara karşı olduğunu söylüyor fakat Türkiye ikazları dinlemiyor.

 

Ropörtajın devamı yarın : Yerel Seçimler, Van’da hakkındaki görüşleri, AKP Van BB Adayı Necdet Takva ile ilgili önemli açıklamaları...