www.sarkpostasi.com

MHP mİ yedek lastik AKP mİ?

0

İSKENDER SEZEK


Bazı yorumları görünce gülüyorum. Neymiş efendim, MHP muhalefet partisi değil iktidar partisi AKP’nin stepnesi, yedek lastiğiymiş. Türkiye’de hala MHP’yi AKP’nin yedek lastiği gören çok ciddi bir kesim var. CHP, İYİ Parti, hatta ve hatta HDP de buna dahil. Muhalefet sözcülerinin açıklamalarına bakıldığında hepsi uzun süredir aynı sözü tekrarlıyor: “MHP, AKP’nin yedek lastiği!”

 

Eminim ki bu yorumlara en başta MHP Lideri Devlet Bahçeli gülüyordur. Ve yine eminim ki Bahçeli yakın çevresine “Aman kimsecikleri uyandırmayalım, bırakın öyle bilsinler.” diyordur. Birkaç yıl öncesine kadar “Erdoğan, eline geçen kaset ya da CD’lerle Bahçeli’yi esir alacak.” yorumları yapılıyordu. Fakat benim gördüğüm son süreçte esir olan Bahçeli değil Erdoğan’ın ta kendisi. Artık siz buna “Ava giden avlanır.” mı dersiniz,”Dimyat’a pirince giderken eldeki bulgurdan olmak.” mı bilmiyorum, ama gerçek bu. Bahçeli, Erdoğan’ı esir aldı.

 

“MHP, AKP’nin yedek lastiği” söylemi Erdoğan’ın da işine geliyor. Erdoğan bu tılsımın bozulmasından korkuyor. Esir olduğunu bildiği halde Erdoğan kendi kitlesinin bunu görmesini, bilmesini istemiyor. Fakat artık mızrak çuvala sığmıyor. Sadece birilerinin “Kral çıplak” demesi bekleniyor. Evet dostlar kral çıplak! AKP, MHP’nin yedek lastiği ve Erdoğan Bahçeli’nin esiri. Öyle olmasaydı eğer İstanbul seçimleri yenilenmezdi. Bahçeli “Yenilenecek” dedi, Erdoğan parti içinde ciddi itirazlara rağmen Bahçeli’nin dediğini yapmak zorunda kaldı.

 

Bundan tam 4 yıl önce Erdoğan’ın metin yazarlığını yapan Aydın Ünal’ın Bahçeli için attığı “Ağzından köpükler saçarak konuşan siyasetin zavallısı Devlet Bahçeli için, bütün o köpükleri itinayla yalayacağı yeni bir süreç başlıyor.” twitini hatırlıyor musunuz? Şu anda başını Hilal Kaplan adlı troliçenin çektiği “Pelikan Çetesi” tarafından aforoz edilen eskinin danışmanı ve vekili Ünal’ın o twiti kurşundan da beterdi. Peki sonuç? Sonuç: “Bahçeli in ,Ünal out!” O köpükleri yalayan Bahçeli değil Ünal oldu. Ve sanki Bahçeli o köpükleri AKP’nin ileri gelenlerine tek tek yalatacak gibi duruyor.

 

Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu bir ara Bahçeli’yle ağız dalaşına girdi, girdiğine bin pişman olmuştur herhalde. Bahçeli, Erdoğan’la kanka olurken, Davutoğlu, başbakanlık ve genel başkanlıktan tekme tokat kapı dışarı edildi. Bahçeli’nin Davutoğlu’na karşı hıncı hala sürüyor olacak ki geçen hafta Bartın’da Davutoğlu’na demediğini bırakmadı. Bizim “Toledolu Küçük Enişte” dediğimiz Davutoğlu’na Bahçeli “Serok Ahmet” dedi.

 

Bahçeli’nin zehir zemberek konuşmalarından Gül ve Babacan da artık nasibini alıyor. Sonuçta Erdoğan, Bahçeli’ye sığınmış. O da ne yapsın? Var mı törede sana sığınan birini düşmanlara yem etmek? Yok. Bahçeli de onu yapıyor, töreleri çiğnetmiyor. Erdoğan’ı eski dost yeni düşmanlardan koruyor.

 

Gül, Babacan ve Davutoğlu isterlerse eğer, Bahçeli’nin bu çıkışlarını çok rahat lehlerine çevirebilirler. Burada ciddiyim. Bu 3 isim AKP tabanına “Kuracağımız parti asla MHP’nin yedek lastiği olmayacak, biz de asla Erdoğan gibi Bahçeli’nin esiri olmayacağız.” sözü verirlerse, hiç ummadıkları bir destekle karşılaşabilirler.

 

Burada Gül ve Babacan, Davutoğlu’na göre daha şanslılar. Davutoğlu’nun stratejik bagajı çukurlarla dolu. Gül ve Babacan’ın günahları çok olsa da Davutoğlu gibi Suriye felaketi, güneydoğuda kentlerin yerle bir edilmesi vb. sorunların ihaleleri üzerlerine kalmış değil. Toplumun geneline yakını Gül ve Babacan’ı fiyasko ve trajediyle sonuçlanmış bu tip maceraların sorumlusu görmüyor. Bu 2 isme yönelik elle tutulur, gözle görülür en net eleştiri şu: “Tatlı su demokratları!”

 

Evet Türkiye’nin yaşadığı bu ağır travmada Gül’ün de Babacan’ın da sorumluluğu çok büyük ama Davutoğlu gibi acemice hareket etmemeleri ellerini nisbeten rahatlatıyor. Rus uçağının düşürülmesinde Davutoğlu’nun “Emri ben verdim.” örneğinde olduğu gibi her olaya sazan gibi atlamamaları onları kamuoyu karşısında daha ciddi kılıyor.

Gül ve Babacan “Demokrasi, hukuk, parlamenter sisteme dönüş” vaatleri yerine “MHP nin yedek lastiği olmayacağız.” vaadinde bulunurlarsa, seçmen nezdinde daha çok kabul görür, daha çok ciddiye alınırlar.

Benden söylemesi.!