www.sarkpostasi.com

DİYARBAKIR’DAN NOTLAR…

0

Geçen Pazar gazetemiz açısından oldukça hareketli bir gündü. Merkür Haber ailesi tam kadro iş başında, gazetedeydi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun  Van ziyareti, Beşiktaş’ın şampiyonluk maçı ve maç sonrası kutlamalar ve gazeteye yetişmesi gereken haberler…

 

Hepimizi bir araya getirmeye yetmişti…

Gazetecilik açısından baktığımızda güne iyi başlamıştık.

Günün en önemli gelişmesini haber aldığımızda, koşuşturma başlamıştı:

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu röportaj teklifimiz kabul etmiş ve sadece bize konuşacaktı.

Röportajdan önce gazetemizi inceleyen Kılıçdaroğlu, manşet haberi ve gazetenin içeriğini oldukça beğenmiş.

Kılıçdaroğlu’nun Van’dan ayrılırken, kendisi ve ekibi için gazetemizden birkaç nüsha istemesi doğrusu hoşumuza gitmedi değil.

Yerel ve henüz çok genç olan bir gazete açısından, ülkenin ana muhalefet partisinin lideri tarafından övgü almak, üstüne üstlük gazetenin nüshalarının talep edilmesi büyük bir başarı olarak kabul edilebilir.

Hangi gazeteci olsa elbette böyle bir talep karşısında sevinir.

Konuyla ilgili, yeri gelmişken, Bu konuda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımı bir kez daha kutluyorum.

Bu tür gelişmeler bizleri sevindirirken, işin açıkçası sorumluluğumuzu da artırıyor.

Zira, gazetemiz sadece Van’da değil, Hakkari, Bitlis ve Şırnak’ta da dağılıyor.

Ayrıca İstanbul ve Ankara’dan gelen taleplere de yetişmeye çalışıyoruz.

 

***

Geçen sayıda Toros Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet ÖZER röportajı vesilesiyle gazetemizden 30 adet Mersin’e gönderdik.

Gazetemiz Mersin’de 1 saat içinde dağılınca, 50 adet daha istendi. Şimdi kalan gazeteleri Mersin’e göndereceğiz.

Tüm bu güzel gelişmeler, Merkür Haber’in yerel gazetecilikten daha fazlasını yapmak anlamındaki gayretini artırıyor.

Yayın politikamız, yazar kadromuz ve konu çeşitliliğimiz, Merkür Haber’in kozasını yırtmaya hazırlanan bir kelebek olma yolunda olduğunu gösteren işaretler.

 

Her sayıda ayrı bir yenilikle okurumuzun karşısına çıkmaya gayret gösteriyoruz. Bu anlamda bu haftayı da boş geçmiyor, kıymetli okuyucularımıza bir güzel haberi daha vermek istiyorum: 30 yayımlanmış kitabı bulunan Prof. Dr. Ahmet Özer de gazetemizde yazacak. Programının değişkenliği ve yoğunluğu sebebiyle zaman zaman konuk edeceğiz Ahmet Hocamızı.

Yazar kadromuzu zenginleştirme çalışmalarımız da son sürat devam ediyor bu arada. Önümüzdeki hafta ve ilerleyen haftalarda kadromuzda yepyeni isimleri görmeye devam edeceksiniz.

 

***

Bu hafta beni en çok heyecanlandıran Diyarbakır oldu.

Pazartesi günü  Diyarbakır’daydık.

Birçok yeri ziyaret ettik, ziyaret ettiğimiz yerlere gazetemizi bıraktık. Gazetemiz orada da oldukça beğenildi. Eksik yanlarımız hiç çekinilmeden yüzümüze vuruldu.

Hala alacağımız yol çok. Haklı eleştirileri bir bir not ettik. Eleştirenlerin ve beğenenlerin ortak görüşü bölgenin böyle bir gazeteye ihtiyacı olduğunu söylemeleri…

Onların talebi Diyarbakır – Van ağırlıklı, herkesin ve her düşüncenin temsil edildiği bir haftalık gazete çıkarılması…

Çıkacak sayılarda siyasetin yanı sıra ekonomi ve sporun da geniş yer tutması,

Yazarlar arasında kadınların da olması…

İnşallah bu sayımız ve bundan sonraki sayılarımız Diyarbakır’da da dağıtılacak.

Yakın zamanda Diyarbakır muhabirimiz olacak. İlerisi için ise büro tutmayı düşünüyoruz.

Diyabakır’a gitmişken, ilin ve bölgenin nabzını yazmamak olmazdı elbette.

Görüştüğümüz insanlar, hendek siyasetini benimsemiş değiller. Hendek ve barikatları yanlış buluyorlar.

Devlete yönelik eleştiriler de çok.

Devletin kuru-yaş ayrımı yapmadan şehirlere girmesi, onlarca masum sivilin yaşamını yitirmesi haklı olarak tepkilere yol açmış.

Diyarbakır’a göre biran önce devrilen masanın yeniden kurulması lazım. Yoksa gidilen yol, yol değil.

Hele hele dokunulmazlıkların kaldırılmasını hiçbir Diyarbakırlı kabul etmiyor.

Herkesin ortak düşüncesi bu kararın anacak dağ anlayışını besleyeceği; ovada siyaset anlayışını öldüreceği yönünde.

En büyük korku ise yeniden 90’lara dönüleceği endişesi…

Gerçi, “Sur’da yaşananlar 90’ları mumla aratır hale geldi” diyenler de çok.

Diyarbakır’da hava böyle