www.sarkpostasi.com

 XWE(Lî)SERİYA DEMOKRATÎK

0

Bugün gelişmiş devletlerin hemen hepsinde güçlü sivil topluma dayalı güçlendirilmiş yerinden yönetimler var. Âdem-i merkeziyetçilik demokratik toplumlarda genel olarak kabul gören ve uygulanan bir sistem. Türkiye’nin de tarihsel birikimi ve sosyo-ekonomik koşulları göz önüne alındığında pekâlâ tartışılabilir ve ülkemize uyarlanabilir bir idari yönetim. Yaşamakta olduğumuz handikaptan çıkış için başka bir yol-yöntem bilen varsa çıkıp söylesin, tartıştırsın ama çatıştırmasın mümkünse. Özyönetim dersiniz, özerklik dersiniz, federasyon dersiniz; buna dönük plan-programınızı, vaatlerinizi deklare edersiniz. Toplumu ikna etmek için bütün meşru kanalları kullanırsınız. Siyasetinizi buna göre yaparsınız. Gerisini insanlarımızın takdirine bırakırsınız. Ama bütün bunlar için şiddeti bir çözüm aracı olarak devrede tutmak meşru taleplerin de görünür olmasına engel olur. Takip ettiğimiz kadarıyla HDP demokratik özyönetim (xweseriya demokratîk) adı altında bir idari yapı öneriyor. Ellerindeki belediyelerle bunu yer yer uygulamaya da çalışıyor. Fakat belirtelim ki son süreçte xweseriya demokratîk gerçek anlamda xwelîseriya demokratîk’e dönüştü. Silah marifetiyle yerle bir edilen şehirleri, yaşamları cehenneme dönen insanları bu demokratik özyönetimin neresine koyacağız? Bu da bir yana, yıllardır BDP-DBP-HDP’lilerin yönettiği belediyeler özyönetimin altyapısını oluşturma anlamında ne yaptılar? Kurumlarında işinin ehli insan sayısı bir elin parmak sayısını geçmez. Bunca yıldır kalifiye eleman yetiştirmek, yerel yönetimlerde uzmanlaşmak çok mu zordu? Mahallelerde sağlık birimlerini, dil kurslarını, bölgenin dokusuna uygun el emeğini geliştiren kursları açsanız; slogana verdiğiniz önemin yarısını bu tür hizmetlere verseniz olmaz mı? Kürt dili konusunda, Kürt müziğinde, Kürt tarihi alanında kaç uzman yetiştirildi? AR-GE birimleriniz neden yok? Varsa neden haberimiz yok? Stratejik araştırmalar yapan merkezleriniz, yetişmiş elemanlarınız nerede? Diyelim ki devlet, ‘buyurun iliniz eğitimden sağlığa, yolundan elektriğine kadar size emanet’, dese buna hazır mısınız? Özyönetimin bütün ayaklarını oluşturdunuz da sadece öz savunma mı kaldı? Yerel yönetimin amacı insanların hayatını kolaylaştırmak, huzurlu bir yaşam alanı sağlamak için şehri güzelleştirmektir. Şehirde marka yaratmak, şehri bir marka haline getirmektir de aynı zamanda. Demokratik yerel yönetim bu amacın en ideal şeklini hedefler. Şehri güzelleştirirken birlikte yaşama kültürünü, ötekiye tahammülü, kişi ve grup haklarına saygı göstermeyi de aşılar. Batı toplumlarında yöneticiyi taban yönlendirir. Çünkü toplum bilinçlidir ve sivil toplum güçlüdür. Bizim gibi toplumlarda yönetici toplumu yönlendirir. Bu yüzden yöneticiler bilgili, birikimli, şehircilik konusunda donanımlı olmalılar. Demokratik yerel yönetim ancak bu özellikteki yöneticilerle anlam bulabilir. Zaten kuzuyu yemeye niyetli bir kurt misali tepenizde duran sistemle ancak çok donanımlı sivil, demokrat kadrolarla başa çıkabilirsiniz. Aksi durumda adı demokratik özyönetim olur fakat gerçekte olan xwelîseriya demokratîk’tir.

XWE(Lî)SERİYA DEMOKRATÎK