www.sarkpostasi.com

GAZETECİLİK Mİ TETİKÇİLİK Mİ?

0

Aslında dünyanın belki de en zevkli ve kamu yararı en yüksek işidir gazetecilik. Vicdan terazisi şaşmadığı sürece yaptığınız iş size sonsuz mutluluk verir. Tabii, siz mutlu olursunuz da herkesi mutlu edebilir misiniz? Elbette ki hayır.

 

Herkese yaranmak gibi bir huyunuz varsa ilk uzak durmanız gereken alan basındır. Birilerini illa incitmek için olaylara yaklaşıyorsanız da basın oldukça kullanışlı bir alan olduğundan sizi tetikçi yapar. Ülkemizde basının hal-i pür melali ortada. Genel hava sizi birilerinin basını olmaya doğru götürür. Ya da yaptığınız bir haberden sizi bir yerlere monte ederler ve etiket yapıştırırlar. Bu yüzden ülkemizde “havuz basını”, “zift basını”, “yandaş basın”, “paralel medya”, “bölücü basın” gibi tabirler oldukça revaçta ve her kesim karşıtı gördüğü basını bu tabirlerle vurmaktadır.

 

Hâlbuki basın gerçeğin sesidir. Gerçek dediğimiz şey ise çok boyutludur. Herkes konumlandığı yerden gerçeğin farklı bir yüzünü görebilir ve işleyebilir. Buna da basının renkliliği ve çok sesliliği diyoruz. Takdir edersiniz ki, bölgemizde yaşanan sıcak gelişmeler, politik sürtüşmeler biz basın mensuplarının turnusol kâğıdı haline getirilmiş durumda. Ortam o kadar gerilmiş ve ayrışmış ki, bir haberi objektif verdiğinizde, yorumladığınızda yahut kamu yararı yok deyip görmediğinizde üzerinize bir etiketin yapıştırılması çok olasıdır.

 

 

Gazetenizde yer verdiğiniz köşe yazılarının içeriklerine göre gazete hakkında komple bir değerlendirme yapılabilmektedir. Hâlbuki biz başlarken demiştik, gazetemiz her görüşe açık olacak, her fikre eşit mesafede olacak ama haktan, hukuktan, adaletten yana taraf olacak.

 

Sipariş üzerine köşe yazısı yazılmaz. Hatır gönül ilişkisi gazeteciliğin dalabileceği en tehlikeli sulardır. Ayrıca bir memleketin başına gelebilecek en kötü işlerden biri basının düşmanca kutuplaşmasıdır.

 

Yayın politikalarımız, haberi işleyiş tarzlarımız farklı olsa bile ki bunlar çok doğaldır, bizler bir araya gelebilmeli, kurum olarak dayanışma sergileyebilmeliyiz. Biz birbirimizin düşmanı, karşıtı değil; dayanışma içerisinde çalışan farklı sesleriz. McCarthycilik ya da Goebbelscilik oynamanın yahut bu oyuna merak saranların oyuncağı olmanın bu ülkeye, memlekete ve insanlarımıza bir faydası yoktur.

 

Haktan yana taraf olduğunuzda yeri gelir şeytanlaştırılırsınız, kişilik katline uğrarsınız, maddi-manevi tasfi ye süreçlerine maruz bırakılırsınız belki ama tarih sizin duruşunuzu yazacaktır. Dolayısıyla, basının işi zor derken çevremizdeki bütün güç odaklarından, muhtemel saldırılardan, yıldırma politikalarından korkmadan ve aynı zamanda hakkaniyeti, objektifliği de elden bırakmadan çalışmak her babayiğidin harcı değil demek istedim.

GAZETECİLİK Mİ TETİKÇİLİK Mİ?