www.sarkpostasi.com

HDP Bundan Sonra Ne Yapmalı?

0

İSKENDER SEZEK – 


31 Mart 2019 Yerel Seçimlerinden sonra aslında bir süredir yazmamayı düşünüyordum. Geçen hafta Devrik Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, boğaz köprüsünde intihar etmek isteyen genci bu girişiminden vazgeçirmesi bile yazı yazmama kararımı etkilemedi! Halbuki yaşananlar tam bir komediydi. Üzerinde iyi bir ironi yapılabilirdi. Yazının başlığı bile hazırdı: “Biz bu filmi daha önce izlemiştik bayım!” Ama elim bir türlü klavyeye gitmedi.

Sonuçta Türkiye her şey olabileceğiniz ama asla rezil olamayacağınız bir ülke. Ne yani Davutoğlu mu rezil olacak? Adam Suriye felaketinin mimarlarından biri olmasına rağmen ülkede hala fellik fellik dolaşabiliyorsa gerisini siz düşünün artık. “Köprüde olan müptezelliği yazsan ne olur yazmasan ne olur” diye düşündüm. Belki de ben yanılıyorum. Bize komik gelen köprüde intihar tiyatrosunun milyonlarca satın alıcısı olmadığını nereden bileceksin? Bilenler bilir, bu gibi konuların üzerine sazan gibi atladığımı, balıklama daldığımı… Ama yazmak içimden gelmedi bir türlü.

Aslında yazılacak o kadar çok şey var ki, bazen de “Hangisini yazayım?” diye iç geçirir, kafayı yersiniz. Damat Berat’ın Donkişotvari Dolarla cebelleşmesini mi, Bilal Oğlan’ın İBB’ni milyonlarca Lira söğüşlemesini mi, Emine Hanım’ın 50 bin Dolarlık el çantasıyla israf konulu panelde konuşma yapmasını mı yazayım? İnanın bazen de konu bolluğundan dolayı neyi yazacağımı bilemiyorum.

6 Mayıs Pazartesi günü yaşananlar beni yazmaya itti artık. 6 Mayıs 2019’un Türkiye tarihinde yeri önemli olacak. Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam yıldönümüne denk gelen günde 2 önemli hadise oldu. Abdullah Öcalan avukatları aracılığıyla mesaj verdi, YSK İstanbul seçimlerini yenileme kararı aldı.

Öcalan’ın mesajı ve seçimlerin yenilenmesi kararı üst üste gelince, gözler hemen HDP’ye çevrildi. HDP daha gözünü açmadan ona dair yorumlar havada uçuştu. Yorumlar bana; sağcısı olsun, solcusu olsun; Türk aydın, yazar, çizer, sanatçı, fenomen vb, takımın HDP tabanını hiç tanımadığını gösterdi.

Affınıza sığınarak söylüyorum bunu. Sanki HDP tabanı kek ya da keklenmeye hazır bir varlık. Onlara göre yeter ki sen oltanın ucuna yemi tak denize at, oltaya gelmeye hazır yüz binler var. İşin doğrusu kek, keklenebilen, oltaya gelen bir taban yok ama HDP tabanının böyle gören ciddi bir kesim var. HDP tabanı 23 Haziran İstanbul Seçimlerinde ne yapacağını benden, senden iyi biliyor. Tabanın benim ya da senin aklına gerek yok.
Benim asıl üzerinde durmak istediğim konu HDP’nin 23 Haziran sonrasına ne kadar hazırlıklı olduğuyla ilgili. 31 Mart seçimlerinden haftalar önce yazmıştım, “İstanbul’da sandık ya da sistemlerde herhangi bir hile olmaması durumunda CHP seçimi rahat kazanıyor” diye. Şimdide aynısını söylüyorum: “İstanbul’da sandık ya da sistemlerde herhangi bir hile olmaması durumunda CHP seçimi rahat ve açık ara önde kazanır.”

İşte ondan sonra Türkiye’de siyasetin seyri değişir. Bir bakmışsınız seçim yenilgisi sonrası MHP Lideri Devlet Bahçeli ekranlarda arzı endam etmiş erken seçim çağrısı yapıyor. Olmaz demeyin, her daim siyasetin kaygan zeminde yürüdüğü Türkiye’de her an her şey olabilir. Mesela 2020’de seçim yapılması sürpriz olmaz. O yüzden bir hazırlık yapılacaksa 2020’ye göre bir hazırlık yapılması gerekir.

HDP’nin Türkiye siyasetinde kalıcı olması için İstanbul hedefinin en az yüzde 15 oy olması gerekir. İstanbul’da Kürt seçmen oranı yüzde 26. Bu yüzde 26’nın hala yarısı AKP’ye oy veriyor. Unutmayın Türkiye’nin en büyük Kürt kenti Diyarbakır değil İstanbul’dur. HDP’nin şimdiden İstanbul başta olmak üzere İzmir, Ankara, Adana, Antalya, Mersin, Kocaeli, Gaziantep, Erzurum, Bursa, Aydın, Manisa, Malatya, Muğla gibi büyükşehirler için strateji geliştirmesi gerekir. HDP yapılacak erken seçimde Mersin, Adana, Antep’de yüzde 20 oy oranını hedeflemelidir. İzmir, Kocaeli, Antalya’da yüzde 15’i yakalamalıdır. Ankara, Bursa, Aydın, Manisa, Malatya, Muğla gibi büyükşehirlerde en az yüzde 10 oy oranına ulaşmalıdır. Bu saydığım kentlerde Kürt nüfus çok yoğun.

HDP şimdiden bu çalışmayı yapmalı ki, AKP’den doğacak boşluğu ortaya çıkacak sağ partiler doldurmasın. HDP, Kürt seçmenle birlikte Türk demokratlarının da adresi olmalıdır. Şimdiden Karadeniz Bölgesinde en az yüzde 5 oy oranına ulaşmanın hesabını yapmalıdır. HDP bana kalırsa şimdiden buna kafa yormalıdır. Şimdiden partiye katacağı sağdan ve soldan Kürt ve Türk demokratları belirlemelidir.

Ben şahsen Nesrin Nas, Ertuğrul Günay, Prof. Dr. Haluk Savaş, Kerem Altıparmak, Abdulbaki Erdoğmuş, Ümit Boyner gibi isimlerin Prof. Dr. Daron Acemoğlu, Uğur Gürses, Atilla Yeşilada gibi ekonomistlerin HDP’de siyaset yapmalarını çok isterim. Ben şahsen HDP’nin bundan sonra Türk, Kürt, sağ, sol tüm demokrat kesimlerin adresi olmasını çok isterim.